Okuyucuların küresel ekonomik beklentilerle ilgili aradığı güncel verilere yanıt veren bu Türkçe özet, İngilizce kaynaklı 2025 yılı ilk çeyrek Küresel İş İyimserliği Raporu'nu temel almaktadır. DUNS haberleri kapsamında incelenen rapora göre, işletmelerin genel iyimserlik seviyesinde belirgin bir gerileme yaşandı. Zayıf ekonomik büyüme beklentileri, artan jeopolitik riskler ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler, şirketlerin tedarik zinciri ve yatırım stratejilerinde daha temkinli bir yaklaşım benimsemesine yol açıyor.
Tedarik Zinciri ve Finansal Güvende Düşüş
Açıklanan gelişmeye göre, Küresel İş İyimserliği Endeksi serinin başlangıcından bu yana ilk kez düşüş göstererek yüzde 12,9 oranında geriledi. Ankete katılan 32 ekonominin tamamında bu gerileme hissedilirken, ekonomilerin yüzde 90'ından fazlasında iyimserlik seviyelerinin 2024'ün ilk çeyreğinin üzerinde kalması, mevcut durumun bir çöküşten ziyade önceki yüksek beklentilerin düzeltilmesi olarak yorumlanıyor. İhracat siparişlerine yönelik iyimserlik ise ekonomilerin yüzde 80'inden fazlasında azalma eğilimi gösterdi.
Kaynak metinde yer alan verilere göre, Küresel Tedarik Zinciri Sürekliliği Endeksi üç çeyrek süren iyileşmenin ardından yüzde 10,4 oranında bozulma kaydetti. Bu düşüşte navlun maliyetleri, konteyner sıkıntısı, jeopolitik aksaklıklar ve ödeme gecikmeleri etkili oldu. İşletme ölçekleri bazında incelendiğinde, büyük şirketlerin alternatif tedarik kaynaklarına yönelme kapasiteleri sayesinde iyimserliklerini yüzde 10,7 artırdığı görülüyor. Buna karşılık, sınır ötesi ticaret zorluklarıyla başa çıkmakta zorlanan orta ölçekli firmalarda iyimserlik yüzde 36 oranında sert bir düşüş yaşadı.
Finansal güven ve yatırım iştahı da makroekonomik belirsizliklerden olumsuz etkilendi. Küresel İş Finansal Güven Endeksi yüzde 8,9 oranında azalırken, bu durum zayıf talep görünümü ve artan bilanço riskleriyle ilişkilendiriliyor. Küresel İş Yatırım Güven Endeksi ise yüzde 4,7 oranında gerilemesine rağmen, merkez bankalarının faiz indirim politikalarının etkisiyle beş çeyreklik ortalamanın yüzde 12 üzerinde tutunmayı başardı. Öte yandan, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ESG) Endeksi yüzde 2,4 artarak sürdürülebilirlik odaklı yatırımların zorlu koşullara rağmen devam ettiğini gösterdi.
Sonuç olarak, işletmeler 2025 yılına tedarikçi yoğunlaşması ve yüksek sermaye maliyetleri gibi riskleri yönetme endişesiyle giriyor. Yönetim ekibi tarafından yapılan değerlendirmeler, satış ve kârlılık beklentilerindeki düşüşün kredi risklerini artırabileceğine işaret ediyor. Bu temkinli dönemi aşmak isteyen firmaların, operasyonel esnekliklerini artıracak adımlar atması büyük önem taşıyor.