Açık kaynak verilere göre Dun & Bradstreet, Databricks Marketplace ve OpenSharing aracılığıyla yapay zeka destekli kredi ve portföy yönetimi iş akışlarını kullanıma sunduğunu duyurdu. Küresel pazarlarda yakından takip edilen DUNS haberleri kapsamında öne çıkan bu entegrasyon, finans ekiplerinin daha hızlı kredi kararları almasını, politika performansını artırmasını ve portföy risklerini daha net görmesini hedefliyor. D&B Commercial Graph altyapısını kullanan bu yeni sistem, işletmelerin normalde günler sürebilecek kredi onay ve risk değerlendirme süreçlerini saniyeler içinde tamamlamasına olanak tanıyor.
Yapay Zeka ile Kredi Süreçlerinde Optimizasyon
Yeni iş akışları, kredi kullandırımını ve karar alma süreçlerini tek bir komutla hızlandırarak işletmelerin doğrulanmış ticari verilerle çalışmasını sağlıyor. Finans yöneticileri, mevcut kredi politikalarının performansını yapay zeka asistanları aracılığıyla analiz edip, olası değişikliklerin finansal etkilerini önceden tahmin edebiliyor. Bu adaptif kredi politikası optimizasyonu, şirketlerin büyüme fırsatlarını değerlendirirken riskleri minimumda tutmasına yardımcı oluyor. Portföy risk izleme özelliği ise bozulan hesapların erken tespit edilmesini ve farklı coğrafyalardaki müşteri risklerinin anlık olarak takip edilmesini kolaylaştırıyor.
Sistemin etkinliği, anonimleştirilmiş bir portföy üzerinde yapılan testlerle somut verilerle destekleniyor. Uygulanan yapay zeka iş akışları, ilgili portföydeki kötü borç yakalama oranını yüzde 30 seviyesinden yaklaşık yüzde 38'e yükseltti. Bu oransal iyileşme, işletme için 6 milyon doların üzerinde bir şüpheli alacağın önlenmesi anlamına geliyor. Dun & Bradstreet Finans ve Kredi Genel Müdürü Scott Spencer ve Databricks Küresel Başkan Yardımcısı Sarah Branfman'ın açıklamaları, işletmelerin kendi verilerini D&B'nin karar odaklı verileriyle birleştirerek daha bağlantılı risk iş akışları oluşturabildiğini vurguluyor.
Yapay zeka destekli bu tür analitik çözümlerin yaygınlaşması, önümüzdeki dönemde Türkiye pazarındaki işletmelerin uluslararası tedarik zincirlerinde ve küresel finansman arayışlarında dijital ticari kimliklerini çok daha proaktif bir şekilde yönetmelerini zorunlu kılacaktır.