Açık kaynak verilere ve yayımlanan güncel raporlara göre, Hürmüz Boğazı'nda 28 Şubat 2026'da başlayan olaylar küresel konteyner taşımacılığında ciddi bozulmalara yol açıyor. İngilizce orijinal metinden derlenen bu Türkçe DUNS haberleri özetine göre, bölgeyle bağlantılı ithalat ve ihracat akışlarında iptal edilen rezervasyonlar, yeni talepleri belirgin şekilde aşıyor. Kesintiler, dünya genelinde 174 ekonomide faaliyet gösteren 44 bini aşkın işletmeyi doğrudan etkilerken, tedarik zinciri yönetiminde yeni risk senaryolarının değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.
İptallerde Rekor Artış ve Sektörel Etkiler
Kaynağa göre, 1-3 Mart 2026 tarihleri arasında ithalat rezervasyonları bir önceki haftaya kıyasla %59 düşerek 10.382 TEU seviyesine geriledi. Aynı dönemde iptal edilen ithalat rezervasyonları ise %364 artışla 37.193 TEU'ya ulaştı. Açıklanan gelişmeye göre, iptal edilen hacimler yeni rezervasyonları %265 oranında geride bıraktı. İhracat tarafında da benzer bir tablo gözlemleniyor; yeni rezervasyonlar %40 düşerken iptaller %56 oranında artış gösterdi. İptallerin yoğunlaştığı ürün grupları arasında makine ve mekanik cihazlar, araç parçaları, plastik, kauçuk, ahşap ürünleri ile gıda, metal ve kimyasallar yer alıyor.
Raporda yer alan verilere göre, nakliye kesintilerinden en çok etkilenen sektörlerin başında %27,49 ile toptan ticaret ve %18,04 ile taşımacılık hizmetleri geliyor. Kesintiye maruz kalan işletmelerin en yoğun bulunduğu ülkeler sırasıyla Çin (%11,66), Birleşik Arap Emirlikleri (%10,77), Suudi Arabistan (%6,51) ve Hindistan (%5,38) olarak sıralanıyor. Etkilenen işletmelerin yaklaşık %80'inin 50'den az çalışanı olan mikro ve küçük işletmeler olması dikkat çekiyor. Ayrıca, risk altındaki firmaların %45'inin düşük risk, %31'inin ise orta risk grubunda yer alması, krizin sadece finansal zorluk çeken şirketleri değil, geniş bir ticari yelpazeyi vurduğunu gösteriyor.
Küresel ticaretteki bu dalgalanmalar, tedarik zinciri risk yönetiminin sürekli izlenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. İleriye dönük olarak, Türkiye pazarındaki ihracatçı ve ithalatçı KOBİ'lerin alternatif rotalar belirlemesi ve tedarik ağlarını çeşitlendirmesi, olası krizlere karşı dayanıklılığı artıracak en önemli stratejilerden biri olacaktır.